Özkaya Tıp Merkezi Milli Müdafaa Caddesi No:16 Kızılay/Ankara
İnkılap Özkaya Tıp Merkezi İnkılap Sk. No:27 / Kızılay / Çankaya /Ankara
Telefon 0(312) 417 8585

Son Güncelleme Tarihi : Şubat 13, 2024

Laparoskopik cerrahi yani kapalı ameliyat tekniği jinekolojik hastalıklar yani kadın hastalıklarının tedavisinde sıklıkla tercih ediliyor. Laparoskopik cerrahi hızlı iyileşme süresi, erken taburculuk imkanı, kanama ve komplikasyon riskinin az olması, daha küçük ameliyat izi gibi önemli avantajlar sağlıyor. Özkaya Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü, kadın hastalıklarında laparoskopik cerrahi konusunda bilinmesi gerekenleri anlattı.

Laparoskopik Cerrahi (Kapalı Ameliyat) Nedir?

Laparoskopi, kapalı ameliyat olarak da adlandırılan bir ameliyat tekniğidir. Günümüzde birçok jinekolojik hastalığın tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Laparoskopi, Latince’de “karın içi bölgesini gözleme” anlamına gelir. Göbek deliğine yapılan 1 cm’lik kesiden ucunda kamera ve ışık kaynağı bulunan çubuk şeklinde bir alet ile görüntü ekrana yansıtılır. Uygulanacak tedaviye bağlı olarak değişmekle beraber karnın her iki yanına yapılan 0.5cm’lik iki veya üç kesiden de laparoskopik ameliyatlara uygun cerrahi aletler yerleştirilerek işlem gerçekleştirilir. İşlem sırasında tüm yapıların gözlemlenebilmesi ve cerrahinin gerçekleştirilebilmesi için karın karbondioksit (CO2) gazıyla şişirilir. Bu gaz yanıcı değildir, bu sayede ısı ve elektrik enerjisi yayan cerrahi aletler güvenle kullanılabilir. Ayrıca vücuttan emilmesi durumunda herhangi bir zararı olmadığı için laparoskopik ameliyatlarda en çok tercih edilen gazdır. Karbondioksit gazı ile karnın şişirilmesinin ardından kamera ile karın içi organlar detaylı olarak incelenir ve cerrahi aletler ile ameliyat gerçekleştirilir.

Laparoskopinin Tanı ve Tedavideki Yeri Nedir?

Laparoskopi ülkemizde 1990’lı yıllardan beri uygulanmaktadır. Kadın hastalıkları, genel cerrahi ve ürolojide birçok hastalığın tanısında ve tedavisinde tercih edilen bir yöntemdir. Açık cerrahiye alternatif olarak geliştirilen bu teknikte çok daha küçük kesilerden ameliyat gerçekleştirilir. Ameliyat sırasında kan kaybı daha az olur, iyileşme daha hızlı gerçekleşir, yara yeri enfeksiyonu ve kesi yerinde açılma görülmez, taburculuk daha erken yapılabilir.

Laparoskopi hangi kadın hastalıklarında kullanılabilir?

Laparoskopik cerrahi birçok kadın hastalığında hem tanıda hem de tedavide kullanılabilmektedir. Jinekolojide laparoskopinin uygulandığı durumlar şöyle sıralanmaktadır:

  1. Tanısal (Diagnostik) Laparoskopi: Jinekolojik muayene ve görüntüleme yöntemleri tanı koyulmasında her zaman yeterli olamayabilir veya ön tanının doğrulanması gerekebilir. Bu gibi durumlarda tanısal (diagnostik) laparoskopi altın standart yaklaşımdır. Özellikle infertilite (kısırlık) vakalarında gebeliğe engel olabilecek karın içi patolojinin varlığının araştırılmasında sıklıkla tercih edilir. Bu işlem sırasında tüplerin açık olup olmadığı, yumurtalık fonksiyonu ve karın içindeki yapışıklıklar değerlendirilip tedavi edilebilir. Ayrıca kronik pelvik ağrısı olan kadınlarda alttan yatan faktörün araştırılması için uygulanabilir.
  2. Miyomlar: Miyomlar kadınlarda en sık rastlanan jinekolojik rahatsızlıklardandır. Rahim kas dokusundan kaynaklanan iyi huylu bu tümörler ağrı, kanama, infertilite (kısırlık), tekrarlayan düşükler, erken doğum gibi şikayetlere yok açabilir. Günümüzde laparoskopik cerrahi uygun hastalarda miyom ameliyatlarında öncelikli olarak tercih edilen yöntemdir.
  3. Yumurtalık Kistleri: Her yumurtalık kistinin tedavisinde birinci tercih cerrahi yaklaşım değildir. Ancak medikal tedaviye yanıt vermeyen kistlerde, boyutları artmış kistlerde, dermoid kistlerde, endometrioma (çikolata kisti) tedavisinde laparoskopik cerrahiye başvurulabilir.
  4. Endometriozis: Endometriozis rahim duvarını oluşturan endometrium tabakasının vücutta farklı dokularda veya organlarda yerleşmesi durumudur. Karın içerisinde oluşturduğu yangıya bağlı olarak yapışıklıklar ve anatomide değişikliklere yol açar. Endometriozis kaynaklı ağrı ve infertilite (kısırlık) tedavisinde laparoskopi altın standart cerrahi yaklaşımdır.
  5. Histerektomi (Rahim Çıkarılması): Tedaviye dirençli kanama, ağrı, miyomları olan daha ileri yaştaki hastalarda laparoskopik olarak uterus (rahim) çıkarılarak kesin bir tedavi sağlanabilir.
  6. Rahim ve Vajina Sarkması: İleri yaşta, çok sayıda vajinal doğum veya zor doğum yapanlarda ve genetik yatkınlığı olanlarda karşılaşılabilen genital organlarda sarkma tedavisinde laparoskopik sakrokolpopeksi operasyonu gerçekleştirilebilir.
  7. İnfertilite (Kısırlık): Laparoskopi ile iç genital organlarda gebeliğe engel olabilecek yapışıklıkların ve patolojilerin hem tanısı hem de aynı seansta tedavisi sağlanabilir.
  8. İdrar Kaçırma Tedavisi: İdrar kaçırma tedavisinde hem vajinal hem de laparoskopik teknikler tercih edilebilir. Özellikle daha önce başarısız olmuş idrar kaçırma tedavisi öyküsü olan hastalarda Burch Operasyonu laparoskopik yöntemle gerçekleştirilebilir.
  9. Dış Gebelik: Dış gebelik erken dönem gebeliklerin en riskli ve anne adayı için hayati tehlike oluşturacak komplikasyonudur. Laparoskopik olarak tedavisi sağlanabilir.
  10. Tüp Bağlanması ve Tüp Açılması: Tüplerin bağlanması etkili bir korunma yöntemidir laparoskopik olarak aynı gün taburcu olacak şekilde işlem yapılabilir. Daha önce tüplerini bağlatıp tekrar gebelik planı olan kadınlarda da tüplerin açılması ameliyatı laparoskopik olarak gerçekleştirilebilir.
  11. Rahim Ağzı Yetmezliği ve Serklaj: Tekrarlayan gebelik kaybı olanlarda rahim ağzına atılan serklaj dikişi laparoskopik yöntemle de atılabilmektedir. Başarı şansı vajinal işlemlere göre daha yüksektir.
  12. Jinekolojik Kanser Tedavisi: Endometrium (rahim duvarı) kanseri, over (yumurtalık) kanseri ve erken evre serviks (rahim ağzı) kanseri tedavisinde kullanılmaktadır.

Laparoskopinin Avantajları Nelerdir?

Açık cerrahiyle kıyaslandığında laparoskopik cerrahi hem ameliyat hem de ameliyat sonrası dönemde hasta açısından ciddi artıları olan bir prosedürdür. Avantajları şöyle sıralanmaktadır:

  • Daha kısa hastanede kalış süresi,
  • Kozmetik açıdan büyük kesiler yerine daha küçük kesi ve yara izi,
  • Operasyonda daha az kan kaybı,
  • Ameliyat sonrası dönemde daha az ağrı,
  • Yaralar daha hızlı iyileşme,
  • Gündelik aktivitelere daha hızlı dönüş,
  • Özellikle kilolu hastalarda ameliyat sonrası yara yeri enfeksiyonu riskini azaltması,
  • Ameliyat sonrası karın içinde yapışıklık oluşma ihtimalinde azalma,
  • Ameliyat sonrası kesi yerinde herni (fıtık) oluşma riskinde azalma.