Göz Hastalıkları

Görme fonksiyonlarını ortaya çıkaran gözlerde çevresel ya da genetik faktörler sebebiyle görme bozuklukları ortaya çıkabilmektedir. Görme yeteneğini engelleyen ve gözlerde rahatsızlık hissi yaratan tüm durumlara göz hastalıkları adı verilmektedir. Kişilerde herhangi bir sebepten dolayı göz hastalıkları ortaya çıktığında göz hastalıkları uzman doktor tarafından muayene edilmeleri gerekecektir. Küçük bir organ gibi görünen gözlerde göz küresi, göz kapakları, kornea, iris, lens, retina ve vitreus gibi pek çok yapı bulunmaktadır.

Göz küresi adından anlaşılacağı gibi göz içerisinde yer alan küre şeklindeki bölümdür. Göz kapakları ise gözün dış kısmında bulunur ve gözü dış ortamdan koruyabilmektedir. Gözde kontakt lensin yerleştiği bombalı ve damarsız yapının ismi korneadır. Işık kırılması sağlayarak görme yetisini ortaya çıkaran korneada yeterli kırılmaların ortaya çıkmaması hastalıkları ortaya çıkaran en önemli sebeplerden bir tanesidir.İris tabakası göze rengini veren yapıdır. Lens ise gözde görülen şeffaf yapıdaki kısımdır. Asıl görme bu yapı ile sağlanabilecektir. Retina tabakası gözün iç yapısını dolduran sinirli yapıdır.

Vitreus Yapısı göz lensinin gerisinde bulunan bütün göz boşluğunu dolduran jel görünümü sunan bir maddedir. Tüm bu yapıların ortak çalışması sonucu görme yetisi meydana gelerek dış dünya ile bağlantı kurulabilmektedir. Bu yapılarda oluşabilecek sorun ya enfeksiyon gibi durumların ortaya çıkması göz hastalıkları ve görme kaybının ortaya çıkışına neden olabilecektir. Bu nedenle bu yapılarda oluşan rahatsızlıkların göz hastalıkları uzman doktorlarımız tarafından incelenerek tedavi planının oluşturulması gerekecektir. Özkaya Tıp Merkezi uzman ekibimiz hastalarımızın için en hızlı ve en etkin tedavi planını oluşturarak hastalıkların önlenebilmesini ve sağlığın devamını sağlayabileceklerdir.

op dr nejdet gökçınar

    Op. Dr. Nejdet GÖKÇINAR

    Göz Sağlığı ve Hastalıkları

    op dr rezzan nermin kamış

      Op. Dr. Rezzan Nermin KAMIŞ

      Göz Sağlığı ve Hastalıkları

      Göz Hastalıkları Nelerdir?

      Göz hastalıklarının ortaya çıkışındaki en önemli neden genetik faktörlerdir. Kişilerin ailesi ya da geniş aile öyküsünde göz hastalıkları varlığının bulunması en önemli sebeplerden bir tanesi olacaktır. Bunun dışında çevresel faktörlerinde önemi oldukça büyüktür. Göze bir cisim kaçması, gözde enfeksiyon varlığı, gözün çok yorulması gibi nedenler en çok görme bozukluklarının oluşmasına neden olabilecek durumlar arasındadır.

      Göz hastalıkları bölümümüz gözle ilgili gelişebilecek tüm rahatsızlık için hizmet verebileceklerdir. Göz hastalıklarının tedavisinin yapılabilmesi için ilk olarak sorunun ne olduğunun belirlenebilmesi ve tanılama yöntemleri kullanılarak bu sorunların kesin tanısı konulabilmektedir. Bu bölümde sık başvurulan hastalıklar ise şu şekilde sıralanabilmektedir;

      Astigmat

      Bu hastalık ışığın kırılmasında oluşan kusurlardan biridir. Hastalığın oluşma nedeni göz ışınlarının retinada odaklanamayarak normal seyrinde kırılamamasıdır. Astigmat göz kusurunun ortaya çıkması ile kişiler hem uzağı hem de yakını bulanık olarak görebileceklerdir.

      Miyop

      Bu göz hastalığı en sık görülen göz kusurlarından bir tanesidir. Özellikle gelişme çağındaki çocuklarda 8-12 yaşında ortaya çıkmaya başlayabilmektedir. Bu hastalıkta gözün arka kısmı normalden daha uzundur ve ışık yeterli şekilde kırılamayacaktır. Bu sebeple kişiler uzağı net göremedikleri gibi oldukça bulanık göreceklerdir.

      Hipermetrop

      Hipermetrop göz hastalıkları en önemli sebebi arasında gözün ön arka kısmı çapının normalden daha kısa olması olacaktır. Genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan bu hastalıkta kişiler yakını bulanık ve net olmayan bir şekilde görebilmektedir. Ayrıca kişilerin uzağı görmelerinde herhangi bir sorun yoktur.

      Katarakt

      Katarakt hastalığında göz merceğinin şeffaflığında bir kayıp meydana gelmiştir. Protein ve sudan oluşan bu saydam yapı zaman içerisinde küçük protein moleküllerinin yığılması ile berraklığını kaybedecektir. Bu kayıp kişilerin daha sisli, karanlık ve bulanık görmesine neden olmaktadır. Katarakt genellikle 50 yaş ve üzeri kişilerde sıklıkla ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.

      Konjonktivit

      Bu hastalık gözün beyaz tabakasında ortaya çıkan ince zar iltihabıdır. Alerji, kirlilik, bakteri ya da virüslerin neden olduğu bu hastalık gözde kan akımının önemli ölçüde artmasına neden olacaktır. Konjonktivit hastalığında çapaklanma ve kirpiklerde yapışmalar meydana gelecektir. Bu hastalığın alerjik durumlarda ortaya çıkmasında ise gözlerde sulanma, kızarıklık ve kaşıntılarda ortaya çıkmaktadır.

      Glokom

      Glokom göz sinirlerine ciddi oranda zarar veren göz hastalıkları arasında yer almaktadır. Tedavisinde geç kalındığı takdirde tamamen görme kaybı ortaya çıkabilmektedir. Bu hastalıkla göz sıvısı kornea ve sklera adı verilen sünger membranlarda kaybolmaktadır. Bu durum bu bölgede göz tansiyonunun yükselmesine neden olacaktır. Gözde dolaşım sorunlarının ortaya çıktığı ve doku zafiyetinin oluştuğu Glokomda birbirinden farklı tip bulunmaktadır.

      Blefarit

      Göz kapağında ortaya çıkan iltihaptır. Gözde rahatsızlık, batma hissi, kaşıntı, kırmızılık ve kirpik diplerinde kepeklenme ortaya çıkabilmektedir.

      Arpacık

      Kirpik foliküllerinde oluşan iltihaplanma sonucu büyük ve kırmızı bir şişliğin gözde meydana gelmesidir.

      Göz Hastalıklarında Sıklıkla Ortaya Çıkan Belirtiler Nelerdir?

      göz hastalıkları uzmanı hastasının göz muayenesini yapıyor göz hastalıkları uzmanı hastasının göz ölçümü yapıyor

      Göz hastalıkları belirtileri var olan hastalığın seyrine göre farklılık gösterebilmektedir. Göz hastalıklarının hemen hemen hepsinde ortaya çıkan genel belirtiler bulunduğu gibi, spesifik belirtilerde verebilecektir. Bu belirtiler doğrultusunda kurumumuzun göz hastalıkları uzmanları gerekli muayeneyi yaparak, hastalığın ön tanısını koyabileceklerdir. Göz rahatsızlıklarında ortaya çıkabilen en sık belirtiler ise şunlardır;

      • Gözde batma ve yanma hissi,
      • Gözde meydana gelen şiddetli kaşıntı, kızarıklık ve sızlama,
      • Gözde ağrı ve yoğun ağırlık hissi,
      • Gözde yabancı bir madde varlığını hissetme,
      • Görme sırasında gözü tamamen açamamaya bağlı olarak yan ya da kısık görme,
      • Gözde yaşarma, ağlama şeklinde göz yaşı varlığı, gözlerde çapaklanma,
      • Gözlerde gözyaşı akıntısı haricinde sarı ya da yeşil akıntının ortaya çıkması,
      • Göz kirpik diplerinde kepeklenmelerin oluşması,
      • Görme alanında daralma, bulanık görme ve görme azlığı,
      • Göz kapağında düşüklük ve şişliklerin oluşması gibi belirtilerdir. 

      Gözlerde yukarıda sıralanan belirti ve bulguların ortaya çıkması görme kaybını azaltmasa dahi yaşam kalitesini önemli ölçüde azaltacaktır. Bu nedenle kişilerin bu belirtileri dikkate alarak kurumumuzun göz hastalıkları bölümüne başvurulması önerilmektedir. Oluşturulan tedavi sonrasında kişilerin yeniden eski yaşam standartlarına kavuşması mümkün olabilecektir.

      Göz Hastalıkları Bölümünde Muayene Nasıl Yapılır?

      göz muayenesi nasıl yapılır sorusuna istinaden çekilen bir fotoğraf.

      Göz hastalıkları muayenesi, gözünde herhangi bir problem olduğunu ifade eden kişilerin tamamına mutlaka yapılmalıdır. Çünkü muayenenin yapılmaması durumunda hastalığın seyrinin ilerleyerek görme kayıplarının kalıcı bir hale gelebilmesi söz konusu olabilmektedir. Göz hastalıklarında her iki gözün anatomik ve işlevsel açıdan değerlendirilmesi yapılacaktır. Yapılan muayenede göz hareketleri ve hizası detaylı bir şekilde incelenecektir. Muayene öncesinde göz hastalıkları uzmanlarımız ilk olarak hastanın hastalık öyküsünün alınması gerekecektir. 

      Hasta öyküsünde hastanın yaşı, kronik rahatsızlıkları, hastalığın neden olduğu belirtiler, sürekli kullanılan ilaçlar, hastanın ailesinde var olan genetik rahatsızlıklar hakkında bilgiler alınacaktır. Daha sonra göz hastalıkları muayenesinde hastaya temel göz muayenesi yapılmaktadır. Temel göz muayenesinde refraksiyon, göz bebeklerin incelenmesi, hizalanması, göz hareketleri motilitesinin detaylı incelenmesi, biyomikroskopik inceleme detaylı bir şekilde incelenmektedir. Hastada görme kaybına bağlı şikayetlerin var olduğu düşünülüyorsa göz hastalıkları ön tanısının doktorlarımızca konulabilmesi için farklı bir göz muayenesi yapılmalıdır. 

      Bu göz muayenesinin ismi görme keskinliğinin ölçümlenmesi testidir. Bu testte doktorlar tarafından hastaya özel bir gözlük ve foropterler yerleştirilerek görme keskinliği sorgulayacaktır. Kişinin uzak ya da yakını görmemesine göre bu test uzak ya da yakın bir alanda gerçekleştirilebilmektedir. Bu testte hastaya harfler, rakamlar gösterilerek, görüp göremediği test edilecektir. Kullanılan foropterler hastada bulunan göz kusurunun derecesinin bilinmesinde yardımcı olabilmektedir. Bunun yanı sıra muayenede hastanın spesifik durumları göz önünde bulundurularak farklı muayeneler kullanılabilmektedir. 

      Hastanın şikayetlerine göre göz kaslarının muayenesi, göz tansiyonunun ölçümlenmesi ve özel ilaçlar yardımı ile göz dibi muayenesi de yapılabilmektedir. Kişilerin gözlerinde herhangi bir şikayet bulunmadığı durumlarda da yılda en az bir kez genel göz muayenesinin yapılmasını önermekteyiz. Rutin göz muayenelerinin aksatılmaması kişilerin göz kusuru ya da diğer göz hastalıklarında erken tanının konulabilmesini kolaylaştıracaktır. Erken tanı hastalarda her zaman yaşam standardını düşürmeyi engelleyen ve tedavi sürecini olumlu etkileyen oldukça önemli bir uygulama çeşididir. 

      Göz Hastalıkları Bölümünde Tanı Nasıl Konulur?

      göz hastalıkları uzmanı hastasının gözünü muayene ediyor kadın alnını son teknoloji tıbbi cihaza dayamış optimaloji muayenesi oluyor
      Göz hastalıkları bölümümüzde hastanın şikayetlerinin yer aldığı anamnezi alındıktan ve göz muayenesi yapıldıktan sonra uzman doktorlarımız tarafından ilk olarak hastalığa dair bir ön tanı konulacaktır. Ön tanının konulmasından sonra kesin tanı koyularak tedavi sürecinin başlatılabilmesi için birtakım testlerin uygulanması gerekecektir. Bu kapsamda doktorlar tarafından hastalar için gerekli olan testler belirlenecektir. Göz hastalıkları bölümümüzde birden fazla tanı yöntemi bulunmaktadır. Bu yöntemleri şu şekilde sıralayabilmek mümkündür;

      Görme Alanı Testi

      En sık uygulanan bu tanı testi genellikle görme kaybı ya da bozuklukları yaşayan hastaların sorunlarının belirlenmesi için yapılmaktadır. Görme alanı testinde hastanın iki gözü sabit bir şekilde tutulmaktadır. Göze bir cihaz yardımı ile sabit bir nesne gösterilerek nesnede değişimler yaratılmaktadır. Bu işlem hastada var olan görme sorunlarının belirlenmesi için gereklidir.

      Biyometri

      Biyometri gözün önden arkaya olan uzunluğunun ölçümlenmesini sağlayan bir tanı yöntemidir. Bu durum genellikle görme kayıpları ve katarakt ameliyatı öncesinde yapılan bir tanılamadır.

      Pakimetri

      Bu tanılama yönteminde gözün saydam tabakası olarak bilinen korneanın kalınlığı ölçümlenmektedir. Bu tanılama yöntemi genellikle glokom gibi gözhastalıkları tedavisi öncesinde kullanılmaktadır. 

      Fluorescein Anjio

      Göze uygulanan bir anjiografik olarak adlandırılan bu yöntem, koronoid ve retina doku hastalıkların saptanmasında tanı yöntemi olarak kullanılmaktadır.

      Speküler Mikroskopi

      Bu tanılama yöntemi kornea tabakasının sağlığından emin olunabilmesi için kullanılan bir yöntemdir. Bu tanılama yönteminde korneada yer alan epitel hücreleri sayılarak yeterli olup olmadığı belirlenmektedir. Bu önemli tanılama yöntemleri Özkaya Tıp Merkezimizde son teknoloji cihazlarımız ile yapılabilmektedir. Tanı yöntemleri doğrultusunda elde edilen verilere göre hastalığın kesin tanısı konulabilmektedir. Bu doğrultuda göz hastalıkları uzman doktorlarımız bir tedavi planı oluşturarak hastanın şikayetlerinin ortadan kaldırılabilmesini sağlayacaktır.

      Göz Hastalıkları Tedavi Yöntemleri

      Göz hastalıkları bölümümüzde verilecek tedavi yöntemi hastalığın tipine göre farklılık göstermektedir. Kurumumuzda göz hastalıkları bölümünde ilaçlı tedavi, cerrahi tedavi ve lazer tedavisi olmak üzere 3 farklı yöntem bulunmaktadır. 

      İlaçlı Tedavi

      İlaç tedavisi var olan hastalıkların şikayetlerinin azaltılabilmesi ya da önlenebilmesi için uygulanan düzenli ilaç kullanımıdır. İlaç tedavisinde verilecek olan ilaç hastalığın çeşidine göre farklılık gösterebilmektedir. Göz kuruluğu, glokom, blefarit, konjonktivit ve Hordeloum olarak bilinen arpacık göz hastalıklarında tedavi şekli olarak ilaç tedavisi tercih edilebilmektedir. Görme kaybının gerçekleştiği durumlarda hastalara ilaçlı tedavi yerine gözlük yazılarak yaşam standardının düşmesi de engellenebilmektedir. 

      Cerrahi Tedavi

      İlaç tedavisinden sonuç alınamadığı takdirde göz hastalıkları uzman doktorlarımız tarafından ikinci bir tedavi olan cerrahi tedavi düşünülecektir. Cerrahi tedavi göze belirli aletlerle ulaşılarak, hastalığın neden olduğu durumların azaltılması işlemidir. Bu yöntem hastalığın durumuna göre genel anestezi ya da lokal anestezi altında yapılabilmektedir. Cerrahi tedavi sıklıkla glokom, kornea nakli ve katarakt tedavisinde tercih edilebilmektedir.

      Lazer Tedavisi

      Özkaya Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Bölümünde sıklıkla uygulanan tedavi yöntemlerinden bir tanesi lazer tedavisidir. Lazer tedavisi genellikle görme kaybı yaşayan ve gözlük kullanmayan kişilerin görme kayıplarının sonlandırılması için uygulanan tedavi şeklidir. Lazer tedavisinde özel cihazlar kullanılarak görme kaybına neden olan göz kusurunun tedavisi yapılmaktadır. Bu tedavide 13 farklı yöntem bulunmakta olup kişinin göz kusuruna bağlı olarak tedavi şeklide değişecektir.