Özkaya Tıp Merkezinde, uzman doktorunuzun talep edebileceği EKG, ECHO, tansiyon takibi gibi tüm kardiyolojik tetkikler yapılmaktadır. Bu tetkiklerin neler olduğunu, nasıl yapıldıklarını ve hangi hastalıklar sebebiyle istendiğini öğrenmek istiyorsanız, aşağıdaki başlıkları inceleyebilirsiniz.

EKG (Elektrokardiografi)

Göğüs ağrısı şikayetiyle kardiyoloji uzmanlarımıza başvuran hastalara, kalp krizi riski değerlendirmesi için uygulanan EKG, vücuda yapıştırılan elektrotlar ile yapılmaktadır. Kalp her kasıldığında oluşan elektriksel hareketlerin ölçümü ile kalp hakkında geniş bir bilgiye sahip olunur.

Kalpteki kulakçık ve karıncıkların oluşturduğu kasılma ve gevşeme hareketleri, hücre grupları tarafından uyarılır ve bu uyarıların iletimi sırasında ortaya çıkan elektriksel hareketler, EKG ile ölçülür. Bunun için, hastanın vücuduna deri üzerine 10 adet elektrot yapıştırılır.

Elektriksel hareketlere ait veriler EKG cihazında grafik olarak görünür ve cihazın yazıcısı olan elektrokardiyogram adı verilen bir kağıda basılır. Bu kağıt 1 x 1 milimetreye 5 x 5 milimetre boyutlarındaki küçük karelerden oluşur.

1 x 1 milimetre boyutlarındaki kareler her 0,04 saniyede elektrik hareketlerine ait grafikleri yazdırır, 5 x 5 milimetre boyutundaki kareler 0,2 saniyede oluşan elektrik aktivitesini yazdırır.

Kalp atımı sırasında meydana gelen P, Q, R, S, T ve U dalgalarını elektrodiyagrama EKG cihazı kaydeder. Kaydedilen dalgaların oluşturduğu grafikler sayesinde hastanın kalbi hakkında bilgi edinilir. Kolaylıkla taşınabilen EKG cihazı, her yere götürülebilir, böylece hastaların EKG odasına kadar gelmesi gerekmez.

Son derece ağrısız ve acısız olan bu tetkikin işlem süresi ortalama 2 – 3 dakikadır. Kalp hakkında detaylı bilgiyi, hızlı bir şekilde veren EKG cihazı, kardiyologlar ve acil doktorları tarafından sıklıkla kullanılan bir tanılama yöntemidir.

EKG Nasıl Çekilir?

EKG yani Elektrokardiyografi, göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, göz kararması ve bayılma şikayetlerinin için kardiyoloji uzmanına başvuran kişilere çekilir. Tamamen güvenli olan bu yöntem, kalbin elektrik hareketlerini kaydederek uygulanır.

Kalp kaslarının kasılması, ritim bozukluğu ve iletim bozukluklarını değerlendirmede EKG kullanımı altın standart haline gelmiştir. Herhangi bir hazırlık yapılması gerekmeyen bu işlem özel bir odada yapılır.

  • EKG öncesi boyun ve bilekteki takıların çıkarılması istenir.
  • Hastanın üst kıyafetlerinin çıkarılmasını ya da kıyafetini sıyırması talep edilir.
  • Hasta, muayene yapılacak masaya sırt üstü yatırılır ve elektrotlar takılır.
  • Elektrotların iyi yapışmasını sağlamak için cildin üzeri özel bir solüsyonla temizlenir.
  • Ardından elektrotlar, göğüs, bacak ve kol bölgelerine yapıştırılır.
  • 2 – 3 dakika süren bu işlem sırasında, hasta fazla hareket etmemeli ve konuşmamalıdır.

Ağrısız ve acısız olan bu yöntem ilaç kullanımı gerektirmez ve vücuda herhangi bir zararı yoktur. Bu yüzden, hasta kısa süre içinde günlük yaşantısına dönebilir.

EKG çekilmesi gereken olası durumlar;

  • Ritim ve iletim bozukluğu şüphesinde,
  • Kalp kapakçıklarında oluşan olası problemlerde,
  • Koroner arter yani kalp damarlarında daralma veya tıkanma şüphesinde,
  • İskemi olarak bilinen kalbin yeteri kadar kanlanmaması ya da hasarlanması durumlarında,
  • Hipertrofi olarak adlandırılan kalp kasının durumu gözlemlenmesinde,
  • Kan iyonlarında dengesizliklerin bulunmasında.

Düzenli olarak kontrol yaptırmak kalp sağlığınız açısından önemlidir.

Elde edilen EKG sonuçlarına göre uzman doktor, ek tetkikler isteyebilir ya da bir tedavi planı oluşturabilir. EKG’nin eforlu EKG ve holter EKG gibi türleri de bulunur.

Eforlu EKG

Efor testi ya da treadmil olarak adlandırılan bu kalp stres testi, fiziksel zorluk altında kalbin oluşturduğu elektriksel hareketlerin anlık olarak kaydedilmesidir.

Efor testi, yürüyüş bandı üzerinde belirli bir protokol doğrultusunda yapılır ve kalbin baskı altındaki tepkileri ölçülür. Kalp damar hastalıklarının teşhis edilmesinde kullanılan eforlu EKG yöntemi, doktora başvuran hastanın şikayetlerinin test sırasında artıp artmadığını belirlemek ve kalpte nasıl bir problem olduğunu gözlemlemek için yapılır.

  • İşlem öncesi hafif yiyeceklerin tüketilmesi önerilir.
  • Test sırasında konforun artması için rahat ve spor kıyafetler giyilmesi önerilir.
  • Hasta, yürüyüş bandına çıkarılır ve elektrotlar cilt yüzeyine yapıştırılır.
  • Test için kişinin yaşına, kondisyonuna ve cinsiyetine göre egzersizler belirlenir.
  • Hafif tempoda yürüyerek başlatılan test, hızlı yürüyüş, yokuş çıkma ve koşma egzersizleri ile devam eder.
  • Kalp yükünü arttıran bu egzersizler sırasında oluşan kalp hareketlerini EKG cihazı kayıt alır.
  • Elde edilen bütün bilgiler dahilinde doktor tedavi isteyebilir veya hastadan ek tetkikler isteyebilir.
 

24 Saatlik Kalp Ritmi Takibi (HOLTER EKG)

Holter EKG bir telefon büyüklüğündedir. Çarpıntı, bayılma, göz kararması gibi şikayetlerinin varlığında ve kalp ritimlerindeki bozuklukların gözlenmesi amacıyla kullanılır.

Pil ile çalıştırılan cihaz, bele yada boyuna bir askı ile asılır.

Elektrotlar göğüs bölgesine, cilt üzerine yapıştırılır.

Herhangi özel bir durum söz konusu değilse kişinin normal yaşantısına dönmesi ve günlük hareketlerine devam etmesi istenir.

Buradaki amaç, dönemsel şikayetlerin anlık olacak şekilde takip edilmesidir. 24 saat süresince kalbin yarattığı elektriksel hareketlerin takibi, nabız ve tansiyon gibi verilerin ölçümü cihaz tarafından kaydedilir.

Sürenin sonunda, holter EKG’den gelen sonuçlara göre, şikayetler esnasında kalpte hangi bir durumun oluşup oluşmadığını grafiklerle gözlemlenir. Muayene esnasında fark edilemeyen çoğu hastalık, Holter EKG ile anlaşılabilir ve doktorunuz buna uygun bir tedavi planı çıkarabilir.

Renkli Doppler Ekokardiyografi (ECHO)

Yüzey Ekokardiyografi (Renkli Akım, Doppler ve B-mode)

Transdüser denilen aletle ultrason dalgalarının kalbe gönderilmesi ve alınan dalga hareketlerinin cihazda görüntülenmesi işlemidir.

Bu inceleme sayesinde;

  • Kalp boşluklarının ölçülmesi,
  • Trombüs dediğimiz pıhtı saptanması,
  • Tümör tanısı,
  • Boşluklarda büyüme kontrolü, derecesi, sebebi,
  • Kalp zarında sıvı toplanmasının varlığı,
  • Karıncık duvarlarının kalınlığı,
  • Varsa daha önceden geçirilmiş kalp krizine bağlı olarak bölgesel duvarların kasılıp kasılmaması,
  • Kasılma hareketlerinin derecesi,
  • Gevşemede bozulma olup olmaması,
  • Kalp kapaklarının düzgünce kapanması, geriye kan kaçırıp kaçırmıyor olması, kaçırıyorsa derecesi,
  • Kapaklarda daralma olup olmadığı,
  • Kapaklarda iltihap varlığı,
  • İki boşluk arasındaki basınç farkları,
  • Protez kapakların takibini,
  • Doğuştan gelen kalp hastalıkları,
  • İki kulakçık ve karıncık arasındaki delik olup olmadığı,
  • Damarların pozisyonları,
  • Anomalilerin saptanması bu yöntem ile mümkün kılınmaktadır.

Bu yöntem merkezimizde istenildiği zaman yapılabilir. Ucuz ve kansız bir test olması, bu yöntemi avantajlı kılar.

Transözofagiyal Ekokardiyografi

Gastroskopi probuna benzeyen 90 – 100 santimetre uzunluğunda, uç kısmında mobil ve dışarıdan kontrol edilebilen ince bir hortum olan probun 30 – 40 santimetrelik kısmı, yapılan sakinleştiriciden sonra boğazdan yutturulur. Alınan görüntüler, göğüste yapılan testlere göre daha rahat uygulandığı, probun önünde ciddi derecede kas ve kemik yapısı bulunmadığı ve kalbe çok yakın yerden çekimler yapıldığı için görüntüler çok nettir.

Bu, her hastada kullanılan bir yöntem değildir:

  • Kulakçık ve karıncıklarda pıhtı olması durumlarında,
  • Mitral ve aort kapak ameliyatı geçirmiş hastalarda yapay kapakların yapıları ve fonksiyon değerlendirmelerinde,
  • Mitral kapak yapılarının tetkikinde,
  • Aort yırtılmalarında,
  • Kapak iltihaplarında,
  • Kulakçık arası deliklerde,
  • Defektlerin net tanısında uygulanmaktadır.

 

İntraoperatif Transözofagiyal Ekokardiyografi

Açık kalp ameliyatlarında, kulakçık ya da karıncıklar arasındaki defektlerin tamirlerinde, protez kapak takılması işleminde yemek borusu aracılığıyla uygulanan bir yöntemdir.

24 Saatlik Tansiyon Takibi (Ambulatuvar Kan Basınç Monitörü)

Kola takılan ve belirli zaman aralıklarıyla otomatik olarak tansiyonunuzu ölçen, kayıt yapan, bütün bunların dökümünü veren bir cihazdır. 

Ölçüm yapılması istenilen zaman aralığı programlanır ve hastanın bile müdahalesini gerektirmeden otomatik olarak ölçüm işlemlerini gerçekleştirir. Bu sayede uzun süren hipertansiyon hastalığının, hangi zaman dilimlerinde tansiyon değerlerinde değişime neden olduğu saptanarak, o zaman içerisine tedavi eklenmektedir. 

Hipertansiyonu olmayan hastaların da şikayetleri doğrultusunda hastalığının teşhisi ve tedavisinin düzenlenmesi bu tetkik ile sağlanabilmektedir. 

İşlem için, ambulatuvar kan basınç monitörü hastanın koluna sarılarak takılır ve hastanın günlük yaşantısına dönmesi istenir. Bütün gün takılı kalan cihazdan alınan veriler, bilgisayarda değerlendirilir ve hastanın tanısı kesinleştirip tedavi planı çıkartılır.

Hastanede ya da doktor yanında yükselen tansiyonun ayırt edilmesi, tansiyon ölçme işlemi esnasında heyecanlanıp tansiyonu yükselen kişilerin, gün içinde ve uyku esnasında tansiyon değerlerinin takip edilmesinde çok yararlı olan bir testtir. Verilen ilaçların hasta üzerindeki etkisini de en net ve doğru şekilde değerlendirmeye yarayan yöntemdir. Günde 1 – 2 kez yaptırılan tansiyon ölçümlerinde, hastanın tansiyon dalgalanmaları tam olarak yakalanamaz. 

Tansiyonda bir sorun görülmediği zannedilen kişilerin çoğunda geçmek bilmeyen baş ağrısı, kulak uğultusu, yorgunluk, migren, sinüzit, depresyon gibi şikayetler bulunabilir. 24 saat boyunca kişinin değerlerinin ölçülerek kaydedilmesi, bilgisayarda incelenen sonuçlara göre hastanın tansiyon profilinin çıkarılıp incelenmesi ile doğru tedavi planı belirlenip uygulamaya konulabilir.