Kanserin erken evresinde teşhis edilmesi, kanser tedavisinin başarı oranını artırmaktadır. Bu yüzden, herhangi bir belirti göstermeyen kişilerin bile rahim ağzı, meme, prostat ve kalın bağırsak kanserleri için düzenli kanser tarama testlerine girmeleri, 6 ayda bir check up yaptırmaları tavsiye edilmektedir.

Fiziksel muayene esnasında kanserden şüphelenmeyi gerektirecek bir durum olursa, hekimlerimiz, kan hücrelerinin sayı ve büyüklüklerine bakmak için kan testi istemektedir. Kan testi ile genellikle prostat kanseri, yumurtalık kanseri, tiroid kanseri, karaciğer kanseri, testis kanseri ve kan kanseri tanısı konulabilmektedir. Ancak erken tanı için, farklı kanser tetkiklerinin yaptırılması gerekmektedir.

Özkaya Tıp Merkezinde tüm tümör ve kanser belirleyici testler, son teknolojik cihazlarla yapılmaktadır.

Aile üyelerinde kanser öyküsü olan ve risk grubunda olan kişilerin, deri, lenf bezleri, akciğer ve tiroid için düzenli muayene olmaları önem taşımaktadır. İdrar yolu, mesane ve böbreklerde meydana gelebilecek tümör ve kanserlerin tespiti için, uzman doktorunuz tarafından talep edilen İdrar Sitolojisi yaptırmanız gerekebilir.

Tümör risk grubunda bulunan kişilere Tüm Vücut MR incelemesi yapılarak, meme, prostat ve gastrointestinal tümörlerin erken evrede saptanması mümkün kılınabilmektedir.

Genetik Testler

Bağırsak kanseri, meme kanseri ve yumurtalık kanseri gibi aile öyküsünde kanser bulunan hastalara genetik testler uygulanarak, bireylerin yaşamının herhangi bir döneminde kanser geçirme olasılığının olup olmadığı da belirlenebilmektedir.

Kansere ek olarak, genetik testler ile, belirli hastalıklara olan yatkınlık, doğum ile aktarılabilecek genler, ilaçlara farklı yanıt verme ve yan etki oluşumundan sorumlu genetik faktörler de tespit edilebilmektedir.

Genetik testler, kişiden tükürük numunesi ve kan örneği alınarak laboratuvarda DNA analizi yaparak gerçekleştirilmektedir.

Meme Kanseri Tarama Testi

Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin başında meme kanseri gelmektedir. Bu yüzden 20 yaşından itibaren tüm kadınların kendi kendine muayene etmeye başlaması çok önemlidir.

Memeleriyle ilgili hiçbir şikayeti olmasa bile 20 – 40 yaş arasındaki kadınların 3 yılda 1, 40 yaşın üzerindeki kadınların ise yılda bir kez klinik meme muayenesinin bir genel cerrah tarafından yapılması gerekmektedir.

Aile öyküsünde meme kanseri bulunan kadınların 25 yaşından itibaren doktor kontrolünde tutulmaları çok önemlidir. Meme kanserinde genetik yatkınlığın araştırılması için ise genetik testler tercih edilmektedir.

Meme kanserinin erken teşhisi için, 40 yaşın altındaki kadınlara düzenli elle meme muayenesi ve klinik meme muayenesi, 40 yaşın üzerindeki kadınlara ise düzenli Mamografi çektirmelerini öneriyoruz. 

Meme kanserinin teşhisinde mamografi, dijital mamografi, MR, tüm vücut MR, ultrasonografi, biyopsi, PET – CT ve Dukostopi yöntemleri kullanılmaktadır.

Rahim Ağzı Kanseri Tarama Testi

Rahim ağzı kanserinin erken teşhisi için, cinsel yaşamı başlayan kadınların düzenli Smear Testi ve Işıklı Tarama Testi yaptırmalarını tavsiye ediyoruz.

Ayrıca, bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına yılda bir kez jinekolojik muayene yaptırmak da erken teşhis açısından hayati önem taşır.

Smear Testi sonuçlarında normal dışı bir yapı saptanırsa, kolposkopi ve biyopsi yöntemlerine de başvurulabilmektedir.

Rahim ağzı kanserinin tanısında kullanılan bir başka yöntem Işıklı Tarama Testidir. Son yıllarda yaygın olarak kullanılmaya başlanan bu test ile rahim ağzı kanseri ve öncü lezyonlar, Smear Testine göre 2 yıl daha erken teşhis edilebilmektedir. Işıklı tarama, jinekolojik muayene sırasında özel bir cihaz ile rahim ağzına bakılmasıdır. Böylece, ön tanı saptanabilir, biyopsi basamağına geçilebilir.

Tümör bulguları, Tüm Vücut MR yöntemiyle yapılan taramalarda rahim ve yumurtalıklar taranarak saptanabilir.

HPV Aşısı

Rahim ağzı kanserinden korunmak için, cinsel yaşamı başlamayan, bir diğer deyişle HPV virüsü almış olma ihtimalı bulunmayan kadınların HPV aşısı yaptırmaları önerilmektedir. Bu aşı, 55 yaşına kadar olan her kadına yapılabilir.

HPV aşısı yaptırmak, rahim ağzı kanserinden tamamen korunmak anlamına gelmez. Aşı yaptırmış kadınların dahi düzenli Smear Testi yaptırması önerilmektedir.

Erkeklere yapılan HPV aşısı ise anüs, penis, ağız ve boğaz bölgelerinde oluşabilecek kanserlere karşı koruma sağlayabilmektedir.

Kolon Kanseri Tarama Testi

Kalın bağırsak kanserinin erken tanısı için, dışkıda gizli kan testi, normal kan testi, kolonoskopi ve kolon röntgeni gerekmektedir.

Bu testlere ek olarak, CA 19 – 9, GGT (Gama Glutamil Transferaz), sigmoidoskopi, rektal muayene ve çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi de tarama testleri arasında bulunmaktadır.

Kalın bağırsak kanseri, kolon kanseri veya bilinen diğer adıyla rektum kanserine karşı, herhangi bir belirti veya risk faktörü görülmese dahi 40 yaşından itibaren rutin testler yaptırılmalıdır. 

50 yaşını geçmiş kadın ve erkeklerin, öncü lezyon olan poliplerinin saptanması için kolonoskopi yaptırması öneriliyor. Kolonoskopide herhangi bir polip saptanmaması halinde 5 yılda 1, polip saptanması halinde ise yılda 1 kolonoskopi tekrarı önerilmektedir.

Kolon kanseri düşündüren bulgular gözlemlenirse, uzman doktorunuz tarafından akciğer filmi, ultrasonografi, ERUS (Endorektal Ultrasonografi), BT (Sanal Kolonoskopi), MR (Manyetik Rezonans Görüntüleme), PET – CT (Pozitron Emisyon Tomografisi) de istenebilir. 

Bu değerlendirmeler sonrasında, hastalığın evresi belirlenmekte ve tedavi planı oluşturulmaktadır.

Kolon kanserinin erken teşhisi halinde ilk 5 yılda hayatta kalma oranı %90 civarlarında iken, geç teşhislerde bu oran çok daha düşük olmaktadır.

Prostat Kanseri Tarama Testi

Prostat kanserinin erken teşhisi için, erkeklere PSA Testi ve rektal muayene yaptırmalarını önermekteyiz.

Erkeklerde en sık görülen kanser türleri içinde ikinci sırada yer alan prostat kanserine karşı, 40 yaşını geçmiş her erkeğin PSA Testi yaptırması hayatidir. 

PSA seviyesi birin altında çıkan bireylerin, testi 45 ve 50 yaşlarında tekrarlaması gerekmektedir. Test sonucu birin üzerinde çıkan kişilerin ise daha sık aralıklarla PSA Testi yaptırmaları önerilmektedir. Çünkü kan belirteciyle teşhis konulabilen tek tümör türü prostat kanseridir.

Prostat kanserinin tanısında sadece PSA Testi yaptırmak yeterli olamayabileceğinden, 50 yaşını geçmiş erkeklerin düzenli rektal muayeneden geçmesi gerekmektedir. Parmakla muayenede herhangi bir anormallik saptanması halinde, biyopsi yapılmaktadır.

Tüm Vücut MR da, prostat kanserinin erken dönem bulgularının saptanması için kullanılan bir yöntemdir.

Tiroid Kanseri Tarama Testi

Tiroid kanseri tanısı, boynun orta alt kısmında meydana gelen şişlik ile uzman doktora başvurulması ile başlamaktadır. Fiziksel muayenenin ardından, kanda TSH, T3 ve T4 seviyeleri de kontrol edilmektedir. Nodülü olan hastaların ise Tiroid Sintigrafisi çekilmektedir.

Tiroid bölgesinde şüphelenilen bir nodül saptanması halinde, radyoloji uzmanlarının yapacağı ultrasonografik inceleme ile boyutu ve varlığı saptanabilmektedir. Bir sonraki aşamada, şişkin bölgeye ince iğne biyopsisi yapılmaktadır.

Cilt Kanseri Tarama Testi

Özellikle vücudunda çok fazla ben olan, açık tenli insanların cilt kanseri riski daha fazla olduğu için, dermatoloji uzmanının dermoskopi teknolojisi ile ben takibini yapması çok önemlidir.

Benlerin düzenli olarak incelenmesi, cilt kanserinin erken teşhisi açısından hayatidir. Cilt kanserinin kesin tanısı ise patoloji laboratuvar incelemelerinden sonra konulmaktadır.

Akciğer Kanseri Tarama Testi

30 yılı aşkın süredir sigara içen, 55 – 74 yaş arasındaki ve risk grubunda bulunan bireylerin yılda bir defa düşük doz tomografi taramalarını yaptırmaları, akciğer kanserinin erken tanısında büyük önem taşımaktadır. Bu tarama testi sayesinde, akciğer kanseri ölüm oranlarının %20 oranında azaldığı gözlemlenmektedir.

Lenfoma Tarama Testi

Lenfomanın teşhisi kan testleri, akciğer filmi, biyopsi ve fiziki muayene ile mümkündür.

Boynunda, kasıklarında veya koltuk altlarında bulunan lenf bezlerinde oluşan, ağrı yapmayan şişlikler lenfomanın bir belirtisi olmak zorunda olmamakla birlikte; beraberinde tecrübe edilen iki haftadan fazla süredir geçmeyen şişlikler, nedensiz ateşlenmeler ve açıklanamayan kilo kayıpları halinde derhal uzman bir doktora başvurulmalıdır.