Dermatoloji, deri, saç, tırnak, ağız mukozası ve cinsel yollarla bulaşan (zührevi) hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilgilenir. Özkaya Tıp Merkezindeki dermatoloji tanı ünitemizle hastalarımızın teşhis ve takibini modern teknolojik cihazlarla ve üstün nitelikli dermatoloji uzmanlarımızla yapıyoruz.

Alerji Testi

Alerjen maddeler yapılan kan tahlilleri veya bazı cilt testleri ile belirlenir.

Prick Testi

Cilde uygulanan bir testtir. Bu alerji testi, 20 ile 30 farklı alerjiye sebep olan maddelerin tespiti için yapılır. Alerji rahatsızlığı olan hastanın derisi çizilir, alerjen maddeler solüsyon olarak hazırlanır ve çizilen derinin üzerine damlatır. Bu işlemden 30 dakika sonra kızarıklık gözlemlenen madde alerjen etki yapıyor kabul edilir.

Patch Testi

Egzama hastalığını tetikleyen alerjik maddelerin tespit edilmesi için yapılan bir test yöntemidir. Kimyasal maddeler bir banta dökülüp hastanın sırtına yapıştırılır ve 2 gün beklenir, kızarıklığın görüldüğü yerlerde, o maddenin alerjen etkisi olduğu tespit edilir.

Kan Testi

Yapılan alerji testlerinin en etkilisi kan testidir. Bu test ile kanda bulunan IgE antikoru seviyesi ölçülür. Alerjik rahatsızlığı olan hastalarda bu oran, olmayan insanlardan 10 kat daha fazladır.

Gıda Intolerans Testi

Migren ağrısı, sürekli olarak uyku hali ve kronik yorgunluk gibi belirtiler bulunan kişilerde, gıda intoleransı olmasından şüphelenilir. Sürekli ve düzenli olarak diyet yapan, ama kilo veremeyen hastalarda da gıda intoleransı olabilir. Gıda intoleransı egzama gibi ciddi cilt hastalıklarını tetikleyebilen bir alerji türüdür.

Test için hastadan kan alınır ve laboratuvarlarda incelenir. Test inceleme süresince hastanın hangi besin bileşenlerine karşı duyarlı olduğuna bakılır. Ardından, hastanın hangi besine, ne düzeyde duyarlı olduğu ortaya çıkar. Her hastanın duyarlılık seviyesi aynı düzeyde olmayabilir.

Bazı besinlere duyulan intolerans sebebiyle deri hastalıkları meydana gelebilirken, bazı besinlerde görülen belirtiler daha hafif olabilir. Gıda intoleransına sebep olan besinler test sonrası kişinin beslenme programından çıkartılır. Bir süre bu besinler tüketilmez. Zaman içinde, kişinin diyet listesine belirli miktarda olacak şekilde eklenir.

Besin alışkanlıkları incelenerek gıda intoleransına sebep olan besinler dört farklı seviyede gruplandırılır. Florayı düzenlemek amacıyla birinci seviye besinler sekiz hafta süre ile tüketilmezken, dördüncü seviyeye doğru, besinlerin tüketilmesi 32 hafta ile 1 yıla kadar diyetisyen tarafından yasaklanabilir.

Beslenme düzeni tekrardan oluşturularak floranın düzene girmesi ve daha sağlıklı çalışması sağlanır. Günlük tüketilen besinlerin yerine diyet listesindeki besinler konulur.

Deri Yama Testi (Skin Patch)

Hastanın kimyasal madde alerjisini değerlendirilirken, alerjik kontakt dermatit tanısı için deri yama testi yapılır. 

  • Ortalama 10 – 12 kimyasal alerjen içeren yapışkan bantlar dikdörtgen şeklindedir, üretici firmaya göre test materyalleri değişkenlik gösterebilir. 
  • Dikdörtgen bantlar test için hastanın sırtına yapıştırılır. Bantlar üç gün boyunca hastanın sırtında durmalıdır. Böylelikle hastanın kimyasala üç gün boyunca maruz kalması sağlanmış olur. 
  • Test 72 saat sonra yani 3. ve 4. gün sonuç verir. 

Terlemek, bantları yerinden çıkarabileceği için terlemeyi arttırıcı fiziksel hareketler ve aktiviteler sınırlandırılır. Hatta kişinin banyo yapması bile engellenir. 

Yama testi yapılmadan önce kullanılan alerji ilaçları, kortizonlu ilaçlar minimum 1 hafta öncesinde bırakılmalıdır.

Testin temas ettiği alanlarda kızarıklık, küçük veya büyük sıvı kabarcıkları ve kaşıntı görünürse testin pozitif (kimyasal alerji) olduğu görülür. 

Testin negatif olduğu (kimyasal alerji yoksa) durumlarda ise deride herhangi bir belirti gözlenmez. Pozitif olan sonuçlar +1, +2, +3 olarak değerlendirmeye alınır.

Deri Enfeksiyon Testleri (Mantar Hastalıkları, Siğiller)

Deri enfeksiyon testlerinin sonuçları ilk olarak bakteriyel yara enfeksiyonlarına tanı koymak, bu soruna neden olan mikroorganizmaları belirlemek ve kişinin antibiyotiklere olan duyarlılığını belirlemek amacı ile kullanılır. 

Mantar enfeksiyonlarını belirlemek ve tanımlamak için yapılan testlerde numune toplamak için yara üzerine tampon sürülerek irin veya hücre toplanır. İrin iğne veya bir enjektör yardımı ile aspire edilir biyopsi dokusu alınarak incelenir. 

Anaerobik mikroplardan şüphe edildiğinde numune oksijene maruz kalmaması için özel numune toplama ve nakil etme işlemleri uygulanır. Deri kazıntıları da mantar testi için toplanabilir.

Yağ Bezi Hastalıkları Testleri (Sivilce, Saçlı Deride Kepeklenme)

Karaciğer fonksiyonları ve kan yağlarına bakılarak yağ bezi hastalıkları test edilmektedir. Tedavi süreci yaklaşık olarak 6 ay sürer. Bu süre boyunca biri başlangıçta olacak şekilde hasta 2 ayda bir 3 kez kan tahlili yaptırır.

Alerjik Deri Hastalıkları Testleri (Atopik Egzama, Kontakt Egzema)

Egzamalarda alerjik kökenini test etmek için patch testi, yani yama testi yapılır. Hastanın sırt bölgesine, alerjenlerin düşük seviyede olduğu konsantrasyonlar yapıştırılır. Bu maddeler 48 ve 72. saatte açılarak değerlendirmeye alınır. Hastanın alerjisi hangi maddeye ise o bölgede kızarık, kabarık ve sulantı görülür. Testin doğru sonuçlanabilmesi için hastanın duş alması, spor yapması, testi etkileyebilecek ilaçlar kullanması engellenir.

Egzama tanısı, hastanın hikayesi, fiziki muayenesi ve patch testi sonucuna göre konur. Yama testi sonucunda belirlenen kimyasal alerjenin dermatoloji uzmanları tarafından iyice araştırılması önemlidir.

Egzama tedavisinde ilk olarak ıslak pansuman, kortizon dışı bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar ve lokal kortikosteroid pomatlar kullanılır.

Ürtiker (Kurdeşen) Testi

Kurdeşen teşhisi, hastaya yapılan fiziksel muayene sonrasında konur. Ateş, eklem ağrısı ve 48 saatten uzun süren döküntüler hastalarda otoinflamatuar hastalığının ve romatolojik hastalıkların belirtisi olarak algılanır.

Akut ürtiker hastalarının değerlendirmesi sırasında, laboratuvar tetkiklerine gerek olmadan tam kan sayımı ve sedimantasyon incelemesi yapılabilir. Kronik spontan kurdeşen hastalarından; 

  • Tam kan sayımı,
  • Sedimantasyon, 
  • CRP (C – Reaktif Protein),
  • Helikobakter pylori,
  • Tiroid fonksiyon testleri ve tiroid otoantikorları,
  • Otolog serum deri testi (OSDT),
  • Psödoallerjensiz bir diyet ile takip,
  • Deri biyopsisi istenebilir. 


Fiziksel testler ise ürtiker nedenlerini belirlemek için kullanılmaktadır. Prick test ve spesifik IgE testleri ile değerlendirme de yapılabilir.

Pozitif çıkan test sonucunda alerjen ile hastalık ilişkisinin belirlenmesi; pozitif alerjeninin uzaklaştırılması durumunda, hastalığın gidişatının incelenmesi ve değerlendirilmesi önemlidir.

Psoriasis (Sedef Hastalığı) Testi

Sedef hastalığı fiziksel muayene sırasında basitçe teşhis edilebilir bir cilt hastalığıdır. Muayene sırasında saç derisi, kulaklar, dirsekler, dizler, göbek deliği ve tırnaklar öncelik olmak üzere vücut kontrolü yapılır. Muayenenin yanı sıra dermatoloji uzmanı biyopsi isteyebilir. 

Biyopsi işleminde deri parçası örneği alınır ve laboratuvarda incelenerek cilt enfeksiyonu kontrol edilir. Sedef hastalığının teşhisi için kullanılan başka bir yöntem yoktur.

Vitiligo Testi

Fiziksel muayene esnasında, dermatoloji uzmanı tarafından beyaz lekeler tespit edilirse; wood ışığı ile beyaz leke ve normal görülen alanların deri incelemesi yapılarak Vitiligo tanısı konulur. 

Wood ışığı muayenesinde beyaz lekelerin görünürlüğü artar, hatta ışıksız normal görünen deride de wood ışığı sayesinde beyaz lekeler tespit edilebilir. Wood ışığı teknolojisi, genellikle teşhis koymak için yeterli bir yöntemdir. 

Bazı durumlarda, deri biyopsisi ile patolojik tanı koymak gerekebilir. Başka otoimmün hastalığı olup olmadığını öğrenmek için ise kan testleri yapılabilir.

Behçet Hastalığı Teşhisi

Behçet hastalığının tanısı çoğunlukla klinik bulgulara ve fiziksel muayeneye göre konulur. Paterji testi de behçet hastalığının tanısının konmasına yardımcı bir test olarak değerlendirilir.

Deri Tümörü Teşhisi

İlk olarak, dermatoloji uzmanlarımız tarafından cilt kanseri teşhisi için fiziksel muayene yapılmaktadır.

Deri üzerindeki benler ve lekeler epiluminesans mikroskobu veya yüzey mikroskobu olarak bilinen dermatoskopi teknolojisi kullanılarak yakından incelenir ve gerekliliğe göre görüntüsü alınır. 

Dijital Dermoskop

Dermatoskop deri yüzeyini incelemek için kullanılan bir mikroskoptur. Bu yöntem ile benlerin ve pigmentli lezyonların tanısı mümkündür. Yağlanmış deri yüzeyi, ışıkla büyüme sağlayan dermatoskop ile incelenir.

Kulak muayenesindeki otoskoba benzeyen dermatoskop, 10 yılı aşkın süredir kullanılır. Önceleri, ben takibi dermatoskopik görüntüler çekilerek sağlanıyordu. Ardından bilgisayar teknolojisi kullanılarak dijital dermatoskop üretildi. Bu yeni teknoloji sayesinde, artık vücuttaki tüm benlerin haritası çıkarılarak noktasal lokalizasyonları belirlenebiliyor. Her bir benin dermatoskopik görüntüsü alınarak kaydediliyor, böylece bir sonraki muayenede görüntüler karşılaştırılabiliyor.

Bende izlenen şüpheli değişimleri matematiksel olarak hesaplayan ve malign melanom riskini gösteren endeks, dijital dermatoskop ile oluşturuluyor. Bu endeks sayesinde, tanı ve tedavi planlaması yapılabiliyor.

Gözle teşhis edilen, erken evre melanom tanısı %60 dolaylarında iken, dijital dermatoskopik inceleme yardımı ile bu oran %90’lara çıkarılmıştır.

Cilt Biyopsisi

Cilt kanseri için şüpheli bir bölge düşünülüyorsa, bu bölgeden laboratuvarda incelemek üzere parça örneği alınır. Bu işleme cilt biyopsisi adı verilir.

Cilt biyopsisi birçok yöntemle yapılabilir. Bölgenin vücutta bulunan yerine, büyüklüğüne ve cilt kanseri türüne göre yapılacak biyopsi işlemine dermatoloji uzmanı tarafından karar verilir.

Benin veya lekenin, kanserli olduğu tespit edilirse, doktor net sonuçlar almak için daha fazla test isteyebilir. Küçük ve bölgesel olan şüpheli ben veya lekeler için daha detaylı bir biyopsi yada cerrahi bir müdahale uygulanabilir.

Yayılmış cilt kanserlerinde, duruma yönelik tedavi, kemoterapi, radyoterapi, görüntüleme testleri ve tedavisi için immunoterapi uygulaması gerekebilir.

Saç Hastalıkları Tanısı

Dijital mikroskobik olarak saç hastalıklarını tanısı ve takibi için Fotofinder ve Triko Vision teknolojileri kullanılır. 70 kata kadar büyütme ve 1000 HD görüntü kalitesi, saç hastalığının bulunduğu evreyi ve saç dökülmesini tanımlamak için kullanılır.

Makro ve mikro fotoğraflar alınarak traşlanan 1 santimetre karelik alan boyanıp kayıt edilir. 48 – 72 saat sonra resimlenir, Anagen ve Telogen oranları dermatoloji kliniğinde hesaplanır. 

Günlük saç dökülmesinin hesaplanması yöntemi sayesinde, belirli bir süre sonra ortalama alınabilir. Böylece, belirli bir şampuanla yıkama günlerinin diğer şampuanlara oranla daha iyi sonuç verip vermediği test edilir.

Standart yıkama testi boyunca, saçlar yıkanıp gazlı bir bezde toplanarak uzunluklarına göre sayılır. Genetik saç dökülme tanısında, genellikle bu yöntem kullanılır.

Çekme testi olarak da bilinen Pull Testi standard fotoğraflarla hastanın saç ağırlığının ölçülerek hastayı takip etmektir.

Trikogram ve Hair Pluck testleri ise 60 – 80 saç telinin mikroskop ile incelenmesi işlemidir.

Bir miktar saçın belirli bir alan üzerinden ölçülerek, saç azalmasının sebebini öğrenme, tedavi ve iyileşme takibini içeren yöntem Hair Check tekniğiyle saç ölçümüdür. 3 ay ara ile yapılmalıdır.

Kıl yapısal bozuklukları, kıl şaftını etkileyen hastalıklar ile doğumsal kıl hastalıklarının tanısında kıl yapısının mikroskop altında incelenmesi yöntemi kullanılır. Ayrıca tanısında KOH %10 ile nativ preparat hazırlanarak mantar hastalıklarının tanısında kullanılır.

Saç sıklığını, kalınlığını ve uzamasını ölçmek için fototrikogram adı verilen bir test uygulanır.

Cilt biyopsi işlemi için alınan derinin patolojik olarak incelenip tanı konulmasıdır. Bu işlem için 4 – 5 milimetrelik bir deri dokusu yeterli olacaktır.

Aşırı Terleme Testi

Herhangi bir nedenle belirlenemeyen, primer bölgesel hiperhidrozda ek testlere ihtiyaç duyulmaz. Ancak genel bir hiperhidroz var ise hastanın öncelikle kan basıncı ve kilosuna bakılır, nörolojik muayenesi ve kan tetkikleri detaylı olarak incelenir. Hastanın detaylı öyküsünü almak esastır.

Frengi Testi

Tanı için kan tahlili yapılır ve şankr denilen yaralardan sıvı örneği alınır. Eğer frengi hastalığı çok ilerlediyse, merkezi sinir sisteminde yayılma kontrolü omurilik sıvısı alınarak sağlanır.

Herhangi bir şüphe söz konusu ise, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların da olma riski olduğundan, kan testlerinde bel soğukluğu, HIV ve klamidya enfeksiyonlarının taraması yapılır. Testlerden sonuç alınıncaya kadar bir cinsel ilişkiye girilmemesi önerilmektedir.